YEDİKLERİNİZ BEYNİNİZİ ETKİLİYOR! Dikkat Çeken Açıklama: Ruh Haliniz Sofranızla Bağlantılı Olabilir! Beyin Sağlığı İçin Mutfakta Yapılabilecek 4 Basit Değişiklik
Beslenme tek başına ruhsal sorunları çözmese de yapılan araştırmalar, tüketilen gıdaların ruh hali, stres seviyesi ve beyin sağlığı üzerinde etkili olabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, günlük hayatta uygulanabilecek dört basit beslenme değişikliğini açıkladı.

Beslenme tek başına ruhsal sorunları çözmese de yapılan araştırmalar, tüketilen gıdaların ruh hali, stres seviyesi ve beyin sağlığı üzerinde etkili olabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, günlük hayatta uygulanabilecek dört basit beslenme değişikliğini açıkladı.Kan şekeri dengesi, bağırsak sağlığı ve tüketilen besinler ruh hali üzerinde önemli rol oynayabiliyor.
Uzmanlara göre küçük beslenme değişiklikleri, daha dengeli bir yaşam için destekleyici olabilir.
İlgili haber: Uzun süren reflü ve yutma güçlüğüne dikkat! Uzmanı uyardı: Bu belirtiler ihmal edilmemeli
Yediklerimiz tek başına ruh sağlığı sorunlarını çözmüyor. Ancak araştırmalar; kan şekeri dengesi, bağırsak sağlığı ve yeterli sıvı tüketimi gibi faktörlerin ruh hali, stres ve zihinsel performans üzerinde etkili olabileceğini gösteriyor.
Uzmanlar, günlük hayatta uygulanabilecek dört basit beslenme alışkanlığına dikkat çekiyor. Depresyon söz konusu olduğunda sağlıklı beslenme, profesyonel destek ve tedavinin yerini tutmuyor. Bununla birlikte uzmanlara göre dengeli bir beslenme düzeni, bütüncül tedavi yaklaşımının önemli parçalarından biri olabilir.
Deakin Üniversitesi'nden Prof. Felice Jacka, uzun yıllardır beslenme ile depresyon arasındaki ilişki üzerine çalışmalar yürütüyor. Jacka, geniş kapsamlı araştırmaların daha sağlıklı beslenme düzenlerinin depresyona karşı koruyucu olabileceğini gösterdiğini belirtiyor.
Uzmanların işaret ettiği beslenme modeli ise tam tahıllar, sebzeler, meyveler, balık ve zeytinyağının öne çıktığı Akdeniz tipi beslenmeye benziyor. Jacka'ya göre dengeli beslenme, beynin sağlıklı çalışması ve beyin hücreleri arasındaki iletişimin desteklenmesi için ihtiyaç duyduğu besinlerin alınmasına yardımcı oluyor.
Jacka'nın yürüttüğü SMILES araştırmasında da Akdeniz tarzı beslenmeye geçişin depresyon belirtilerinin azalmasına yardımcı olabileceği görüldü. Uzmanlar, ruh halini beslenme yoluyla desteklemek isteyenler için dört temel noktaya dikkat çekiyor. Uzun süre yemek yememek kan şekeri seviyelerinin düşmesine neden olabilir. Bu durum bazı kişilerde yorgunluk, enerji kaybı, huzursuzluk ve dikkat sorunlarıyla kendisini gösterebilir.
Beslenme uzmanı ve psikolog Dr. Sonal Shah, gün içerisinde sık sık açlık hisseden ve bunun ruh halini veya enerji seviyesini etkilediğini fark eden kişilerin düzenli beslenmesinin önemli olduğunu söylüyor.
Shah, enerji seviyelerinin korunması amacıyla yaklaşık üç-dört saatlik aralıklarla yemek yenebileceğini belirtiyor. Ancak bunun gün boyunca sürekli atıştırmak anlamına gelmediğini de vurguluyor.
Sürekli yemek tüketmenin iştah ve insülin hormonlarının düzenlenmesini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Vücudun susuz kalması yalnızca fiziksel performansı değil, zihinsel işlevleri de etkileyebiliyor. Uzmanlara göre yeterince su tüketilmediğinde odaklanmak ve net düşünmek daha zor hale gelebiliyor. Susuzluk, zihinsel strese karşı hassasiyetin artmasına da neden olabiliyor.
Dr. Shah, suyun kan dolaşımının sürdürülmesine ve vücuttaki atıkların uzaklaştırılmasına yardımcı olduğunu belirtiyor.
Susuz kalmanın cips ve rafine karbonhidratlar gibi besinlere duyulan isteği de artırabileceğine dikkat çekiliyor. Sıvı ihtiyacını karşılamak için en iyi seçeneklerden biri su olurken diğer sıvılar da günlük sıvı tüketimine katkıda bulunabiliyor.
Uzmanlar özellikle yüksek miktarda şeker içeren içeceklerin sınırlandırılmasını öneriyor. Son yıllarda yapılan araştırmalarda aşırı işlenmiş gıdaların yoğun şekilde tüketildiği beslenme düzenleri ile olumsuz ruh sağlığı sonuçları arasında bağlantılar tespit edildi. Ancak bilim insanları söz konusu ilişkinin altında yatan mekanizmaları araştırmaya devam ediyor.
Prof. Jacka, yüksek miktarda şeker, ilave yağ ve tuz içeren beslenme düzenlerinin daha kötü ruh sağlığının yanı sıra kalp hastalıkları ve diyabet gibi sağlık sorunlarıyla da ilişkilendirildiğini söylüyor.
Hayvanlar ve insanlar üzerinde yapılan bazı araştırmalarda bu tür beslenme biçimlerinin öğrenme, hafıza ve duygusal düzenlemeyle ilişkili hipokampus üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği görüldü.
Dr. Shah ise insanların özellikle stresli veya yorgun oldukları dönemlerde vitamin ve mineral açısından daha fakir, rafine gıdalara yönelme eğiliminde olabileceğini belirtiyor. Bu tür yiyecekler kısa süreli bir rahatlama veya enerji hissi yaratabilse de alışkanlık haline geldiğinde sağlıksız bir döngünün oluşmasına neden olabiliyor.
Shah, işlenmiş gıdaları azaltmanın yalnızca irade meselesi olmadığını, yeme davranışlarının altında yatan nedenlerin de anlaşılması gerektiğini vurguluyor. Bilim insanlarının üzerinde yoğunlaştığı konulardan biri de bağırsak sağlığı ile beyin arasındaki ilişki.
Prof. Jacka, beslenmenin bağırsakların ve bağırsaklarda yaşayan bakterilerin sağlığını etkileyen en önemli faktörlerden biri olduğunu belirtiyor.
Bağırsak mikrobiyotası; bağışıklık sistemi, metabolizma, genlerin çalışma biçimi ve beyin sağlığı dahil olmak üzere birçok sistemle ilişkilendiriliyor.
Araştırmacılara göre farklı türlerde sebze, meyve, tam tahıl ve diğer bitkisel besinleri tüketmek bağırsak mikrobiyomunun çeşitliliğini destekleyebilir.
Daha çeşitli bir bağırsak mikrobiyomunun ise genel sağlık ve beyin sağlığı üzerinde olumlu etkiler sağlayabileceği değerlendiriliyor. Yeme alışkanlıklarını bir anda değiştirmek çoğu kişi için kolay değil. Uzmanlar bu nedenle kısa sürede büyük değişiklikler yapmak yerine sürdürülebilir ve uygulanabilir adımlar atılmasını öneriyor.
Örneğin günlük su tüketimini artırmak, öğün saatlerini düzenlemek, sebze ve meyve çeşitliliğini çoğaltmak veya aşırı işlenmiş ürünlerin tüketimini kademeli olarak azaltmak başlangıç için tercih edilebilir.
Dr. Shah ayrıca beslenme alışkanlıkları ile ruh hali arasındaki bağlantıyı daha iyi fark edebilmek için günlük tutulabileceğini belirtiyor.
İlgili haber: Adana'da Eski Eşi Tarafından Öldürülen Kadın Son Yolculuğuna Uğurlandı
Uzmanların ortak görüşü ise beslenme değişikliklerinin gerektiğinde psikolojik veya tıbbi desteğin yerine değil, bu desteği tamamlayan bir unsur olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde.







Yorum Yap