TÜRK DOSTU İTALYAN SİYASETÇİ EMMA BONİNO’YA VEDA
İtalya’da temsilcilik yaptığım süreçte belki de kendime en yakın hissettiğim siyasetçi, geçen hafta yaşamını yitiren Radikal Parti kurucusu ve eş başkanı Emma Bonino idi. Katıksız bir Türk dostuydu. Hele Dışişleri Bakanlığı yaptığı kısa dönemde, Türkiye’nin AB’ye girmesi için büyük uğraşlar verdi. AB Komisyonu’nda Türkiye’ye karşı olanları, siyasi gücünün yettiğince kürsüye çıkarak adeta azarladı ve Avrupa’nın Türkiye’ye her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğunu savundu.

Emma Bonino, öncelikle ülkesinin politikasına insan haklarını aşılayan bir feministti. Büyük mücadeleler verdi. Kürtajın ülkede yasak olduğu dönemlerde hamile kaldı ve ceza alma pahasına bebeğini aldırdı. Ancak yasanın değiştirilmesine büyük katkısı oldu.
Hemen hemen her dönemde Temsilciler Meclisi’ne ve Senato’ya geçerli oylar alarak girdi. Çok kez cumhurbaşkanlığı seçimleri için adı geçti ama ülkenin ilk kadın cumhurbaşkanı unvanına kavuşamadı.
Radikal Parti’nin eş başkanı Marco Pannella ile kedi köpek gibiydiler ama söz konusu insan hakları olduğunda hep kenetlendiler.
Bonino günde üç paket sigara içmekten geri durmazdı. Pannella ise Toscanelli içerdi. Ne zaman parti merkezine gitsem, ortalık duman ve yoğun sigara kokusundan geçilmezdi. Türkiye hayranı olduğu için kendisine, espriyle, “Türk gibi sigara içiyor” denirdi.
11 yıl önce, Radikal Parti’nin efsane radyosunda akciğer kanserine yakalandığını açıkladı. Buna rağmen siyasetten hiç kopmadığı gibi, açlık grevlerine bile battaniyelere sarılarak katıldı.
Sıkı bir aktivist, kozmopolit, siyasetçi ve bakandı. Sokaklarda ve kurumlarda verdiği mücadele örnekti. Çok seveni vardı. Bir keresinde özel kalem müdürü aradı ve beni parti merkezine davet etti. Uygur halkının savunucusu aktivist Rabia Kadir ile tanıştırdı ve röportaj yapmamı sağladı.
Hoş ve güçlü bir siyasetçi-basın temsilcisi ilişkimiz vardı.
Ben Emma Bonino’yu yalnızca bir siyasetçi olarak değil, dost olarak da tanıma şansına sahip oldum. Onunla kurduğum dostluk, bugün geriye dönüp baktığımda, siyasi kimliğinin ötesinde ne kadar güçlü, samimi ve özgün bir insan olduğunu hatırlatıyor bana.
Öyle bir Türk dostuydu ki bir seferinde, bu hayranlığını dile getirmek için etkin ve siyasi haftalık Panorama dergisi, Bonino’nun koşarken Türk bayraklı omuz çantasını sembolize eden bir karikatürünü yayımladı ve bu karikatür büyük ses getirdi.
İtibarlı Bocconi Üniversitesi’nden diller ve modern edebiyat dalında mezun oldu. Malcolm X üzerine yazdığı tez hâlâ yüksekokullarda okutuluyor.
Hayatını insan haklarına adayan Emma Bonino, son 11 yılda kah iyileşti, kah hastalandı ama sigarasını bir türlü bırakamadı.
Geçtiğimiz hafta nefes darlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı ve yetmişsekiz yaşında akciğer kanserine yenildi.
İlgili haber: SON DAKİKA! Mehmet Uçum: Cumhurbaşkanlığı seçimi 16 Nisan 2028'de olabilir
Emma Bonino’nun ardından yazılanları okurken, onun yalnızca İtalya’nın değil, Avrupa siyasetinin de iz bırakan isimlerinden biri olduğunu bir kez daha düşündüm.
Onu farklı kılan yalnızca taşıdığı siyasi görevler değildi. Avrupa Komisyonu üyeliğinden İtalya Dışişleri Bakanlığı’na, Avrupa Parlamentosu’ndan İtalyan Senatosu’na uzanan uzun siyasi yaşamında, inandığı doğruların arkasında durmayı hiçbir zaman
bırakmadı. İnsan hakları, kadın hakları, özgürlükler ve demokratik değerler konusunda taviz vermeyen bir siyasetçiydi. Ölümünden sonra İtalya’da ve Avrupa’da farklı siyasi görüşlerden insanların onu saygıyla anması da bunun göstergesi.
Yeniden belirtmek isterim ki; bizim için Emma Bonino’yu daha da özel yapan başka bir tarafı vardı: Türkiye’ye olan dostluğu.
Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini yalnızca diplomatik bir konu olarak görmedi. Türkiye’nin Avrupa’nın doğal bir parçası olduğuna inanıyordu. Özellikle Dışişleri Bakanı olduğu dönemde Türkiye’nin AB sürecinin dondurulmasına karşı çıktı; müzakerelerin devam etmesini ve Türkiye ile yeni başlıkların açılmasını açıkça savundu.
Bunu yaparken Türkiye’ye koşulsuz bir destek vermekten ziyade, Avrupa ile Türkiye arasındaki ilişkinin karşılıklı kazanımlar ve ortak değerler üzerinden ilerlemesi gerektiğini savunuyordu. Bu yönüyle Türkiye’ye destek veren bir siyasetçiden öte, Türkiye’nin Avrupa’daki yerini savunan gerçek bir Avrupalıydı.
Dünya siyasetinde kadınların, insan haklarının ve özgürlüklerin sesi oldu. Avrupa siyasetinde kendisine ait bir çizgi oluşturdu. Ve bütün bunları yaparken Türkiye’ye karşı duyduğu yakınlığı da hiçbir zaman saklamadı.
Bu nedenle onun vefatı yalnızca İtalya için değil, Türkiye için de bir kayıptır.
İlgili haber: 13. Yargı Paketi İçin Hazırlıklar Sürüyor: Aile Hukuku ve Nafaka Düzenlemeleri Gündemde
Bugün Türkiye’de, yıllar boyunca Türkiye’nin Avrupa yolculuğunu destekleyen böyle bir dostun ardından birkaç söz söylemek, onu tanımış ve onunla yolu kesişmiş herkes için bir vefa borcudur.
Benim için ise bu veda biraz daha zor…
Çünkü aramızdaki ilişki yalnızca siyasetçi ile gazeteci, İtalyan siyasetçi ile Türk dostu arasındaki bir ilişki değildi. Emma benim dostumdu.
Dünya siyasetine damga vuran bir kadın, Türkiye’nin Avrupa’daki güçlü seslerinden biri ve hayatını inandığı değerlere adamış cesur bir insan olarak hatırlanacak.
İtalya büyük bir aktivisti, insan hakları savunucusunu ve siyasetçiyi yitirdi; Türkiye ise gerçek bir dostunu...
Işıklar içinde uyu Emma.
Kaynak: Cnnturk - Yazar Haberleri takip et
https://www.cnnturk.com/yazarlar/guncel/reha-erus/turk-dostu-italyan-siyasetci-emma-boninoya-veda-3467279










Yorum Yap