İçeriğe geç
PİYASALAR
USD/TRY48,67+0.04%EUR/TRY55,98+0.28%GBP/TRY65,12+0.08%Gram Altın6.825,82+2.36%Çeyrek Altın10.898,73+0.59%USD/TRY48,67+0.04%EUR/TRY55,98+0.28%GBP/TRY65,12+0.08%Gram Altın6.825,82+2.36%Çeyrek Altın10.898,73+0.59%USD/TRY48,67+0.04%EUR/TRY55,98+0.28%GBP/TRY65,12+0.08%Gram Altın6.825,82+2.36%Çeyrek Altın10.898,73+0.59%USD/TRY48,67+0.04%EUR/TRY55,98+0.28%GBP/TRY65,12+0.08%Gram Altın6.825,82+2.36%Çeyrek Altın10.898,73+0.59%
Sağlık

Tiroit kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor! Her nodül ameliyat gerektirmiyor

Genel Yayın Yönetmeni4 Eylül 2026 23:22Ajans: Cnnturk - Sağlık Haberleri takip etGüncellendi: 9 Eylül 2026 18:440 görüntülenme6 dk okuma
Paylaş:

Tiroit nodülleri toplumda oldukça sık görülürken uzmanlar, her nodülün kanser veya ameliyat nedeni olmadığını vurguluyor. Prof. Dr. Ahmet Cem Dural, tiroit kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerken modern cerrahi yöntemler ve yeni teknolojiler hakkında önemli bilgiler verdi.

Tiroit kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor! Her nodül ameliyat gerektirmiyor
Haberi Dinle
--:----:--

Eylül ayının Tiroit Kanseri Farkındalık Ayı olması nedeniyle tiroit nodülleri ve tiroit kanserine ilişkin farkındalık çalışmaları hız kazandı. Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Cem Dural, tiroit bezinde tespit edilen her nodülün ameliyat gerektirmediğini belirterek doğru değerlendirme ve düzenli takibin önemine dikkat çekti.
Her tiroit nodülü kanser anlamına gelmiyor
Tiroit bezinde oluşan nodüllerin boyut, şekil ve içerik açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dural, nodüllerin büyük bölümünün iyi huylu olduğunu söyledi.
Bazı nodüllerde yalnızca fizik muayene ve ultrasonografi ile düzenli takip yeterli olabiliyor. Ancak kanser şüphesi taşıyan, ciddi bası oluşturan veya aşırı hormon üretimine neden olan nodüllerde farklı tedavi seçenekleri gündeme geliyor.
Hangi nodüllerde kanser şüphesi artıyor?
Ultrasonografide bazı özellikler nodülün daha yakından incelenmesini gerektirebiliyor.
Düzensiz veya belirsiz sınırlı, katı yapıda olan ve mikrokalsifikasyon içeren nodüller kanser açısından daha yüksek risk taşıyabiliyor. Bu tür durumlarda hekim tarafından gerekli görülürse iğne biyopsisi uygulanabiliyor.
Bunun yanında nodülün boyutunun büyümesi, boyunda baskı oluşturması, nefes alma veya yutma güçlüğüne yol açması da cerrahi değerlendirme gerektirebiliyor.
Aşırı tiroit hormonu üreten ve hipertiroidiye neden olan nodüller de tedavi açısından ayrıca değerlendiriliyor.
Tiroit ameliyatında ses kısıklığı neden yaşanıyor?
Tiroit ameliyatlarının en çok merak edilen konularından biri ses kısıklığı riski.
Prof. Dr. Dural, tiroit bezinin yakınından geçen ve ses tellerinin çalışmasını sağlayan sinirlerin ameliyat sırasında zarar görebilmesinin ses değişikliklerine yol açabileceğini belirtti.
Ancak günümüzde cerrahi tekniklerin gelişmesi ve sinir monitörizasyon sistemlerinin kullanılmasıyla bu riskin önemli ölçüde azaltıldığı ifade ediliyor.
Dural'ın verdiği bilgilere göre kalıcı ses kısıklığı yüzde 0,1'in altında görülürken, geçici ses değişikliği, ses yorulması veya çatallanma gibi sorunlar yaklaşık yüzde 1 oranında ortaya çıkabiliyor.
Yeni teknolojiler ameliyatları daha güvenli hale getiriyor
Tiroit cerrahisinde son yıllarda kullanılan teknolojiler, ameliyat sırasında oluşabilecek komplikasyonların azaltılmasına yardımcı oluyor.
Bunlardan biri sinir monitörizasyonu. Bu sistem sayesinde cerrah, ses tellerini kontrol eden sinirlerin fonksiyonunu ameliyat sırasında takip edebiliyor.
Bir diğer önemli gelişme ise kızılötesi görüntüleme sistemleri. Tiroit bezinin yanında bulunan ve vücudun kalsiyum dengesinde önemli rol oynayan paratiroit bezlerinin ameliyat sırasında daha kolay fark edilmesini sağlayan bu teknoloji, bu yapıların korunmasına yardımcı olabiliyor.
Tiroit bezinin tamamının alınması her zaman gerekmiyor
Ameliyat kararı verilen hastalarda da tiroit bezinin tamamının çıkarılması her zaman zorunlu değil.
Tek bir nodülün aşırı hormon üretmesi durumunda yalnızca nodülün bulunduğu lobun alınması yeterli olabiliyor. Bazı küçük tiroit kanserlerinde de kanserin bulunduğu lobun çıkarılması tercih edilebiliyor.
Ancak tümörün büyük olması, tiroit bezinin dışına taşması, agresif özellik taşıması veya lenf bezlerine yayılması gibi durumlarda bezin tamamının alınması gerekebiliyor.
İzsiz tiroit ameliyatı mümkün mü?
Özellikle genç ve kadın hastalarda boyunda oluşabilecek ameliyat izi önemli bir kaygı oluşturabiliyor.
Klasik cerrahide boyun bölgesindeki kesi mümkün olduğunca küçük ve doğal cilt çizgilerine paralel olacak şekilde planlanırken, günümüzde endoskopik ve robotik cerrahiyle farklı giriş noktaları da kullanılabiliyor.
Bu kapsamda koltuk altı, ağız içi, meme başı, kulak arkası gibi bölgelerden tiroit cerrahisi gerçekleştirilebiliyor.
Robotik sistemlerin kullanıldığı bazı yöntemlerde boyun bölgesinde doğrudan kesi yapılmaması hedefleniyor.
Ablasyon tedavisi cerrahiye alternatif olabilir mi?
Son dönemde dikkat çeken yöntemlerden biri de ablasyon tedavisi.
Radyofrekans veya mikrodalga enerjisi kullanılarak gerçekleştirilen ablasyon, bazı iyi huylu tiroit nodüllerinde ve seçilmiş küçük tiroit kanserlerinde uygulanabiliyor.
Ancak uzmanlar bu yöntemin henüz her hasta için cerrahinin yerine geçtiği anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Özellikle küçük tümörlerde elde edilen sonuçlar umut verici olsa da uzun dönem sonuçlarının daha fazla değerlendirilmesi gerekiyor.
Bu nedenle ablasyon kararının nodülün yapısı, bulunduğu bölge ve çevre dokularla ilişkisi dikkate alınarak deneyimli ve multidisipliner bir ekip tarafından verilmesi önem taşıyor.
Erken tanı tedavi başarısını artırıyor
Tiroit nodüllerinin önemli bölümünün iyi huylu olması gereksiz endişelerin önüne geçerken, şüpheli nodüllerin de ihmal edilmemesi gerekiyor.
Boyunda fark edilen yeni bir şişlik veya nodül, yutma ve nefes alma güçlüğü ya da tiroit fonksiyonlarında değişiklik gibi durumlarda uzman değerlendirmesi önem taşıyor.
Uzmanlara göre doğru tanı, uygun takip ve gerektiğinde doğru tedavi yöntemiyle tiroit hastalıklarının önemli bir bölümü başarılı şekilde yönetilebiliyor.

İlgili Haberler

Sağlık
Sağlık1 dk okuma

Uydular, Grönland ve Antarktika'nın 47 yılda 12 trilyon tondan fazla buz kaybettiğini gösterdi

Kapsamlı bir bilimsel rapora göre, Grönland ve Antarktika'daki buzullardan 1979 yılından bu yana yaklaşık 12,5 trilyon ton buz eridi. Bu miktar, Amerika Birleşik Devletleri'nin kara alanı boyunca beşe ayak derinliğinde buz yığmaya yetecek kadar donmuş su anlamına geliyor.

Genel Yayın Yönetmeni
017 Eylül 2026 20:05
Sağlık
Sağlık3 dk okuma

Bilimsel bir atılımla yarı insan yarı fare beyin geliştirildi

ABD'li nörobilimciler, farelerin kendi beyinleri içinde işlevsel insan hücrelerine sahip olmasını başarıyla sağladı. Araştırmacılar, yalnızca insanlarda görülen psikiyatrik ve nörogelişimsel hastalıklara yönelik potansiyel tedavilerin artık laboratuvar kemirgenleri üzerinde test edilebileceğini umuyor.

Genel Yayın Yönetmeni
017 Eylül 2026 20:05
Sağlık
Sağlık2 dk okuma

Microsoft: Anthropic'in yapay zekası insanlık üzerinde felaket etkisi yaratabilir

Microsoft'un yapay zeka başkanı, Anthropic'in Claude yapay zeka modelini eğitme yaklaşımının "insanlığın refahı üzerinde felaket etkisi" yaratabileceği konusunda uyardı.

Genel Yayın Yönetmeni
017 Eylül 2026 20:05
Sağlık
Sağlık1 dk okuma

Şehir hastanelerinde dev hizmet kapasitesi

Türkiye genelinde hizmet veren 27 şehir hastanesi, yaklaşık 40 bin yatak kapasitesiyle teşhisten tedaviye, ameliyattan rehabilitasyona kadar birçok sağlık hizmetini aynı kampüs içerisinde vatandaşlara sunuyor.

Genel Yayın Yönetmeni
017 Eylül 2026 20:04

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

... + ... = ?

Bunlari da Okuyun