MÜTHİŞ ETKİ: Yemekten Sonra Bunu Yapmadan Koltuğa Oturmayın! 10 Dakika Bile Yetiyor
Yemekten sonra koltuğa uzanmak yerine yapılacak 10-15 dakikalık hafif tempolu bir yürüyüş, özellikle yemek sonrası kan şekeri kontrolüne katkı sağlayabilir. Üstelik bunun için hızlı yürümek, terlemek ya da ağır egzersiz yapmak gerekmiyor. Araştırmalar, özellikle yemekten sonraki ilk yarım saat içinde yapılan hafif hareketin önemine dikkat çekiyor.

Yemekten sonra koltuğa uzanmak yerine yapılacak 10-15 dakikalık hafif tempolu bir yürüyüş, özellikle yemek sonrası kan şekeri kontrolüne katkı sağlayabilir. Üstelik bunun için hızlı yürümek, terlemek ya da ağır egzersiz yapmak gerekmiyor. Araştırmalar, özellikle yemekten sonraki ilk yarım saat içinde yapılan hafif hareketin önemine dikkat çekiyor.Akşam yemeğinin ardından televizyon karşısına geçmek ya da uzanmak birçok kişinin günlük alışkanlıkları arasında yer alıyor.
Ancak sofradan kalktıktan kısa süre sonra yapılacak 10-15 dakikalık rahat bir yürüyüş, vücudun yemek sonrası kan şekerini yönetmesine yardımcı olabilir. Kasların hareket sırasında kandaki glikozu enerji olarak kullanması, bu kısa yürüyüşü düşündüğümüzden daha değerli hale getiriyor.
İlgili haber: Belçika'da Charleroi Havalimanı'nda grev nedeniyle 42 uçuş iptal edildi
Dr. Demet Erciyes Milliyet'teki köşesinde yemek sonrası yürüyüş yapmanın faydalarını anlattı. Yemekten sonra koltuğa oturup televizyonu açmak, telefonun başına geçmek, belki biraz uzanmak, özellikle akşam yemeğinden sonra çoğumuzun ritüeli böyle.
Oysa sofradan kalktıktan sonra yapacağımız 10-15 dakikalık çok hafif tempoda ve keyifli bir yürüyüş, sandığımızdan çok daha değerli olabilir. Üstelik bunun için spor salonuna gitmek, terlemek, nefes nefese kalmak ya da kendimizi zorlamak gerekmiyor.
Sadece yürümek yeterli. Hem de öyle hızlı hızlı değil. Keyifli, rahat, konuşabileceğiniz bir tempoda.
Çünkü yemek sonrasında vücudumuzun ihtiyacı çoğu zaman daha fazla efor değil, hafif bir hareket. Yemek yediğimizde özellikle karbonhidrat içeren besinlerin sindirilmesiyle glikoz kana geçmeye başlar. Bunun üzerine pankreas insülin salgılar ve glikozun hücrelere alınmasını sağlar. Ancak yemek sonrası dönemde kan şekeri doğal olarak yükselir.
Özellikle büyük porsiyonlu, karbonhidrat ve rafine şeker içeriği yüksek öğünlerde bu yükseliş daha belirgin olabilir. İşte tam bu sırada yapacağımız kısa bir yürüyüşün önemi ortaya çıkar.
Çünkü yürüten kaslarımız enerjiye ihtiyaç duyar ve kandaki glikozu kullanmaya başlar.
Üstelik kas hücrelerinin glikoz alımı yalnızca insüline bağımlı değildir. İnsülininden bağımsız mekanizmalarla glikozun hücre içine alınmasını artırabilir. Böylece yemek sonrası kan şekerindeki yükseliş daha sınırlı olur.
Yani yemekten sonra yürümek, kandaki fazla şekere, “Gel, seni biraz enerji olarak kullanalım” der. “Yemekten sonra hareket etmeyin, bütün kan sindirim sistemine gitmeli” şeklinde anlatılan klasik görüş biraz değişti.
Yemek yedikten sonra sindirim sistemi gerçekten daha fazla kan akımına ihtiyaç duyar. Ancak hafif bir yürüyüş, sağlıklı bir kişide sindirimi bozacak şekilde kanı bir anda mideden çekip kaslara gönderen bir olay değildir. Tabi dolu bir mideyle koşuya çıkmak, yüksek tempolu antrenman yapmak veya ağırlık kaldırmaktan bahsetmiyoruz.
Ağır egzersizde çalışan kasların oksijen ve enerji ihtiyacı çok artar. Bu nedenle özellikle çok ağır bir öğünün hemen ardından yapılan yüksek yoğunluklu egzersiz, kişide mide dolgunluğu, bulantı, kramp, reflü ve rahatsızlık hissine yol açabilir. Araştırmalar, yemek sonrası hareketin erken dönemde, yemekten sonraki ilk yarım saat içinde başlamasının kan şekeri üzerindeki etkisinin daha belirgin olabileceğini söylüyor.
İlgili haber: Belçika'da Batı Nil virüsü vakası 10'a yükseldi
Ama sofradan kalkar kalkmaz da yürümek gerekmiyor. Birkaç dakika toparlanıp kendinizi rahat hissettiğinizde yürüyüşe başlayabilirsiniz.



Yorum Yap