Kene Kaynaklı YENİ BİR VİRÜS KEŞFEDİLDİ! Binlerce Hasta İncelendi, Sonuçlar Dikkat Çekti... Hangi Belirtilere Yol Açıyor?
Çin’de bilim insanları, kene ısırığı sonrası hastalanmasına rağmen bilinen virüslere yönelik testleri negatif çıkan kişilerde yeni bir virüs keşfetti. “Asya uzun boynuzlu kene nairovirüsü” adı verilen virüsün ateş, yorgunluk, sindirim sistemi sorunları ve trombosit düşüklüğüne yol açabildiği belirlendi. Araştırmada, ALTNV ile başka bir kene virüsünü aynı anda taşıyan hastalarda daha ciddi sağlık sorunlarının görülebildiği ortaya çıktı.

Çin’de bilim insanları, kene ısırığı sonrası hastalanmasına rağmen bilinen virüslere yönelik testleri negatif çıkan kişilerde yeni bir virüs keşfetti. “Asya uzun boynuzlu kene nairovirüsü” adı verilen virüsün ateş, yorgunluk, sindirim sistemi sorunları ve trombosit düşüklüğüne yol açabildiği belirlendi. Araştırmada, ALTNV ile başka bir kene virüsünü aynı anda taşıyan hastalarda daha ciddi sağlık sorunlarının görülebildiği ortaya çıktı.Kene kaynaklı hastalıklarla ilgili yürütülen araştırma, bilim dünyasının daha önce tanımadığı yeni bir virüsü ortaya çıkardı. Çin’de 3 bin 163 hasta üzerinde yapılan incelemelerde “ALTNV” adı verilen virüsün hastaların yüzde 10,4’ünde bulunduğu belirlendi.
Ateş ve yoğun yorgunluk gibi grip benzeri belirtilerle başlayabilen enfeksiyonun kan değerleri ve karaciğer üzerinde de etkili olabileceği bildirildi.
İlgili haber: SEVDİĞİM SENSİN BU AKŞAM VAR MI? 17 Eylül Star TV Yayın Akışı: Sevdiğim Sensin 2. Sezon Yeni Sezon Ne Zaman?
“Asya uzun boynuzlu kene nairovirüsü”, enfekte kişilerde trombosit sayısının düşmesine ve karaciğer hücrelerinde hasar veya iltihaplanmaya işaret eden laboratuvar bulgularına da yol açabildiği belirlendi. Çin'de bilim insanları, ateş, yorgunluk ve sindirim sistemi sorunlarına yol açabilen ve daha önce bilinmeyen kene kaynaklı bir virüs keşfetti.
“Asya uzun boynuzlu kene nairovirüsü” (Asian longhorned tick nairovirus / ALTNV) adı verilen virüsün, enfekte kişilerde trombosit sayısının düşmesine ve karaciğer hücrelerinde hasar veya iltihaplanmaya işaret eden laboratuvar bulgularına da yol açabildiği belirlendi. Pekin'deki Patojen ve Biyogüvenlik Devlet Anahtar Laboratuvarı'ndan araştırmacıların bulguları hakemli bilimsel dergi The New England Journal of Medicine'de (NEJM) yayımlandı.
Keşfin arkasında ise yıllardır yanıt bekleyen bir soru vardı: Kene ısırmasının ardından ciddi hastalık belirtileri gösteren bazı hastaların bilinen virüslere yönelik testleri neden negatif çıkıyordu? Euronews Türkçe'nin haberine göre, Çinli araştırmacılar 2009'dan bu yana, aralarında “trombositopeni sendromlu şiddetli ateş” (SFTS) vakalarının da bulunduğu olağandışı kene kaynaklı hastalıkları takip ediyordu. Bu vakaların önemli bir bölümü, keneler aracılığıyla bulaşan ve SFTS'ye yol açabilen Dabie bandavirus (DBV) ile ilişkilendiriliyordu. Ancak benzer belirtiler gösteren hastaların yaklaşık yüzde 30'unda DBV tespit edilemiyordu.
Araştırmacılar bunun üzerine kene kaynaklı virüslerin yaygın olduğu Çin bölgelerindeki hastanelere başvuran kişilerin kan örneklerini ayrıntılı biçimde incelemeye başladı.
RNA dizileme ve virüs izolasyonu gibi yöntemlerin kullanıldığı analizler sonucunda DBV'den genetik olarak farklı, daha önce tanımlanmamış bir virüs saptandı: ALTNV. Kene tarafından ısırılmış toplam 3 bin 163 hasta üzerinde yapılan testlerde kişilerin yüzde 10,4'ünde ALTNV bulundu.
DBV testi negatif çıkan hastalar arasında ise ALTNV pozitifliği yüzde 15,1'e yükseldi. ALTNV enfeksiyonunun ilk belirtileri gribi andırabiliyor.
Hastalarda ateş, kas ağrıları, yoğun yorgunluk ve bazı durumlarda solunum sistemi belirtileri görülebiliyor. Sindirim sistemi şikayetleri de enfeksiyonun dikkat çeken özellikleri arasında.
ALTNV'ye tek başına yakalanan hastalarda en sık yorgunluk, gastrointestinal sorunlar ve trombositopeni (kandaki trombosit sayısının düşmesi) görüldü.
Bazı hastalarda karaciğer enzimlerinin yükseldiği de tespit edildi. Bu durum karaciğer hücrelerinde iltihaplanma veya hasara işaret edebiliyor. Ancak araştırmanın önemli bulgularından biri, yalnızca ALTNV enfeksiyonu geçiren hastaların tamamının iyileşmiş olması.
Çalışma ALTNV'yi tek başına ağır kanama veya ölümle ilişkilendirmedi. Daha ciddi tablo ise hastaların aynı anda ikinci bir kene virüsüyle enfekte olması durumunda ortaya çıktı. Araştırmacılar ALTNV ve DBV'nin aynı bölgelerde dolaştığını ve aynı kene türü tarafından taşınabildiğini belirledi. Her iki virüsle aynı anda enfekte olan 38 hasta incelendiğinde, yalnızca DBV enfeksiyonu geçirenlere kıyasla solunum sistemi sorunlarının daha yaygın olduğu görüldü.
Solunum belirtilerinin oranı ikili enfeksiyon grubunda yüzde 61'e ulaşırken, yalnızca DBV taşıyanlarda yüzde 38 olarak kaydedildi. İkili enfeksiyon geçirenlerde böbrek fonksiyon bozuklukları da daha sık görüldü. ALTNV ve DBV'yi birlikte taşıyan 38 hastanın 7'si hayatını kaybetti. Bu, söz konusu grupta yüzde 18,4'lük ölüm oranına karşılık geliyor.
Araştırmacılar, iki virüsün aynı bölgelerde dolaşması ve aynı kene aracılığıyla bulaşabilmesi nedeniyle özellikle SFTS'nin yaygın olduğu bölgelerde enfeksiyonların birbirinden doğru şekilde ayırt edilmesinin önem taşıdığını belirtiyor. Araştırma yalnızca insanlardan alınan örneklerle sınırlı kalmadı.
Bilim insanları Çin'in 15 eyaletinden toplanan yaklaşık 47 bin 500 keneyi de analiz etti. ALTNV, incelenen kenelerin yüzde 1,3'ünde tespit edildi. Virüse en sık Haemaphysalis longicornis olarak bilinen Asya uzun boynuzlu kenesinde rastlandı.
Laboratuvar deneyleri de bu kene türünün virüsü farelere aktarabildiğini doğruladı.
Asya uzun boynuzlu kenesinin dikkat çekici biyolojik özelliklerinden biri ise bazı popülasyonlarının partenogenez yoluyla, yani dişilerin erkeklerle çiftleşmesine gerek kalmadan üreyebilmesi.
Tek bir dişi çok sayıda yumurta bırakabildiğinden kene popülasyonları uygun koşullarda hızla büyüyebiliyor. ALTNV enfeksiyonuna karşı geliştirilmiş spesifik bir antiviral tedavi yok.
Bu nedenle hastalara genellikle belirtileri kontrol altına almaya ve vücut fonksiyonlarını desteklemeye yönelik tedavi uygulanıyor.
Uzmanlar yeni virüse karşı da diğer kene kaynaklı enfeksiyonlarda uygulanan temel korunma yöntemlerini öneriyor.
Ormanlık veya yoğun otların bulunduğu alanlarda uzun pantolon ve uzun kollu kıyafetler giymek, uygun kene kovucular kullanmak ve açık hava faaliyetlerinden sonra vücudu kene açısından kontrol etmek riski azaltabilecek önlemler arasında.
İlgili haber: Atina’da Hakan Fidan alarmı! Gerilim yeniden tırmanıyor
Vücuda tutunmuş bir kenenin mümkün olduğunca erken ve doğru biçimde çıkarılması da önem taşıyor. Bunun için de keneyi çıkarmak için hastaneye başvurmak son derece önemli.
Kaynak: Cnnturk - Son Dakika Foto Haberleri takip et
https://www.cnnturk.com/saglik/galeri/kene-kaynakli-yeni-bir-virus-kesfedildi-binlerce-hasta-incelendi-sonuclar-dikkat-cekti-hangi-belirtilere-yol-aciyor-3464858










Yorum Yap